TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Soldan sağa: Hıdır Uludağ, Matthias Lauer, Birgit Hochbrugger ve Mesut Onay.

Mesut Onay: FFI, savaşa karşı barışı savunan bir forum!

FFI, 2012’de oluşturuldu. Barış için birçok farklı yol ve yöntemle düzenli çalışmalar yürütüyor. En güncel etkinliği, 23 Nisan 2016 günü Innsbruck Treibhaus’da gerçekleştirilen “Barış Konferansı” oldu. FFI’yi tanımak ve tanıtmak için forum aktivistleriyle görüştük. Forumla ilgili sorularımızı Birgit Hochbrugger, Matthias Lauer ve Hıdır Uludağ’ın katkılarıyla Mesut Onay yanıtladı.

HÜSEYİN ŞİMŞEK

Innsbruck
“Innsbruck Barış Forumu” (Friedensforum Innsbruck-FFI), 2012 yılı içinde oluşturulmuş bir inisiyatif. Oluşturulduğu günden beri de barış için ve süren savaşlara karşı, birçok farklı yol ve yöntemle düzenli çalışmalar yürütüyor. İnisiyatifin en güncel etkinliği ise 23 Nisan 2016 Cumartesi günü Innsbruck Treibhaus’da gerçekleştirilen “Barış Konferansı” oldu. Bu konferans vesilesiyle, FFI’yi tanımak ve tanıtmak için forum aktivistleriyle görüştük. Forumla ilgili sorularımızı Birgit Hochbrugger, Matthias Lauer ve Hıdır Uludağ’ın katkılarıyla Mesut Onay yanıtladı. Onay’ın iki mesleği var: Organizasyon ve sigortacılık! Dört yıldan beridir düzenlenen bir kültür ve sanat festivalinin düzenleyicileri arasında. Sigortacılık alanında kendi şirketi var. Aynı zamanda Innsbruck Yeşiller Partisi Teşkilatı’nda aktif bir politikacı olan Mesut Onay, Innsbruck Belediye Meclisi üyesi. Meclisin bağlı organlarından “Sivil Toplum ve Halk Katılımı Komisyonu”na başkanlık yapıyor.

FFI ne zaman, neden ve nasıl oluşturuldu?

Mesut Onay:
FFI’yı yani “Innsbruck Barış Forumu”nu 2012 yılında oluşturduk. Bir sivil toplum platformu statüsüne sahip. Bir sivil toplum grubuyuz. Partilerüstü bir konumu var. Bütün çalışmalarımız “barış” perspektifiyle ilgili. Anti-militaristiz. “Arap Baharı” olarak da tanımlanan süreçle birlikte, özellikle de Suriye’nin içsavaşa sürüklenmesiyle gündeme geldiğini söylemek mümkün. Sosyaldemokratlar, Yeşiller, ADHF’nun Innsbruck derneği (Innsbruck Eğitim ve Kültürevi), sol- sosyalist kurumlardan DİDF’in Innsbruck derneği (Evrensel Kültür Merkezi), aydınlar, sanatçılar, tiyatro grupları, atom enerjisi karşıtları var içinde. Bu platformda, birey olarak ya da kurum olarak yer almak mümkün. Katılımcılar ve aktivistler arasında başından beri Avusturyalılar ağırlıkta olageldi. Yani göçmenler veya göçmen kökenliler daha az.

Kuruluştan bugüne kadar ne tür etkinlikler ve çalışmalar yapıldı?

Mesut Onay:
İlk etkinliğimiz, Ağustos 2012’de “Agora” adlı bir çalışma oldu. İnsanlar, bu çalışmada savaş ve barışla ilgili görüşlerini dile getirdi. İlgi yoğun oldu. 21 Eylül 2012’de ikinci etkinlik olarak “Dünya Barış Günü”nü kutladık. Kutlama konser, dans gösterileri ve söyleşilerden oluştu. Kuruluşumuzdan beri, “Dünya Barış Günü”nü her yıl farklı temaları öne çıkararak kutluyoruz. Örneğin, savunan ve karşı çıkan tarafları biraraya getirerek “paralı askerlik”i tartıştırdık. Ocak 2013 içinde Fransa, Mali’ye saldırdığında Malili bir barış aktivistini Innsbruck’a davet ettik, orada olup bitenlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yine, 2013’ün Mayıs ayı sonunda başlayan Gezi Direnişi sürecinde, bir delegasyonla İstanbul’a gittik ve gelişmeleri yakından takip ettik. 2014’te, uluslararası 22 kişilik bir delegasyonla, FFI’den de iki kişi (ben ve Aygül Berivan Aslan) Cizre’ye gittik. Ocak 2015’te “Charlie Hebdo“ saldırısına karşı çalışmalar yürüttük. Türkiye’den Aydın Erdoğan, Fehim Taştekin, Aydın Çubukçu gibi yazar ve gazetecileri davet ettik, “Arap Baharı” ve gelinen süreci tartıştırdık. Çatışmaların gidişatını, barış olanaklarını ele aldılar.

Türkiye Barış Meclisi ile bir diyaloğunuz var mı?

Mesut Onay:
Türkiye Barış Meclisi’nin davetlisi olarak bir delegasyonla 4-7 Ekim 2015 tarihleri arasında Türkiye’deydik. Nusaybin, Cizre, Silopi, Silvan gibi merkezleri ziyaret ettik, gelişmelerle ilgili bilgiler aldık. Bizim Avusturya’ya dönüşümüzden birkaç gün sonra, yani 10 Ekim 2015 günü, Ankara’da canlı bombalar patlatıldı.

Avusturya’nın diğer eyalet veya kentlerinde de sizinki gibi inisiyatifler var mı?

Mesut Onay:
FFI (Innsbruck Barış Forumu), Tirol-Innsbruck merkezli bir çalışma. Başka bir eyalet veya kentte şube tarzında başka bir oluşumumuz yok. Ama Oberösterreich eyaletinin başkenti Linz’de “Solidar-Werkstatt” (Dayanışma Atölyesi) adlı bir çalışma var. Onu, partner oluşum olarak sayıyor ya da görüyoruz.

Innsbruck’taki güncel tartışmalardan biri, kentte bir “Ermeni Soykırım Anıtı”nın dikilmesi oldu. Türkiye kökenli göçmenlerin oluşturduğu İslamî ve milliyetçi kurumlar bir protesto yürüyüşü de yaptı. Bu konuyla ilgili tavrınız ne?

Mesut Onay:
Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı sırasında savaşın en ağır sonuçlarına maruz bırakılmış bir toplum. Biz FFI olarak, 2015 yılında Innsbruck’taki Ermenilerle bir dayanışma gerçekleştirdik. Ermeni Soykırımı’nın 100. Yıl Dönümü dolayısıyla bir anma etkinliği düzenledik. Yürüyüş ve miting yapıldı, alanda ateş yakıldı. O güne kadar, Innsbruck’ta yaşayan Ermeniler hiç böyle sokağa çıkmış değildi. O günden sonra, buradaki Ermeniler kendi aralarında para toplayıp, bir anıt yaptırdılar. Belediyeye başvurdular, belediye meclisi de oybirliğiyle anıtın dikilebileceği bir alan gösterdi. 24 Nisan günü (yarın) anıtın açılışı var. Hangi ülkeden gelirlerse gelsinler, artık Innsbruck’ta yaşayan insanlar, tarihlerindeki acı olayların anmasını burada da yapabilmeliler. Örneğin, Dersim 38 anıtı da olabilir. Neden olmasın?

Bugün gerçekleşecek olan Barış Konferansı’yla ilgili de kısaca bilgi verir misiniz?

Mesut Onay:
Biliyorsunuz, özellikle son birkaç yıldaki mülteci akınına karşı buradaki aşırı şağ, ırkçı ve faşist hareket yükselişe geçti. Bu yeni “sağ dalga”ya karşı bir etkinlik yapalım istedik. İki bölümden oluşuyor. Saat 15:00’dan itibaren seminer, sunumlar ve atölye çalışmalarıyla başlayacak. Avusturya, İsrail, Suriye, Türkiye’den barış aktivistleri katılacak. Avusturya’nın silah üretimi, dünyadaki silahlanmaya katkısı, Türkiye’deki çatışmalar ve barış için perspektifler, Yakın ve Orta Doğu’daki savaşların dünü-bugünü ve barış tecrübeleri gibi başlıklar işlenecek. Üniversitelerde silahlanmaya yönelik bilimsel çalışmaların durdurulması  önemli bir diğer başlık. Avusturyalı şirketlerin silahlanmaya katkılarının bir haritası da çıkarılacak. 20:30’da bunlar tamamlanmış olacak. Saat 21:00’de ise dört grubun sunacağı konserler serisi başlayacak.

..............................................................
info@hallac.org, 26.04.2016


<-geriye: