TÜRKÇE DEUTSCH
KÜNYEİLETİŞİM

Farklı dillerden aynı anlamı veren sözcükler, aynı anda uçuştu!


www.hallac.org Yazar-şair Hüseyin Şimşek’in şiirlerinin Almanca, Türkçe ve Zazaca olmak üzere üç dilde, müzik eşliğinde okunduğu ‘Schreiben stirb man am Besten/En iyi yazarak ölünür’ adlı etkinlik gerçekleştirildi. 5 Şubat 2010 Cuma günü, saat 19:30’da Amerlinghaus’da yapılan etkinliğe 80’nin üzerinde dinleyici katılım sağladı. Katılımcılar arasında Verein Exil ve Exil Verlag’ın editörü Christa Stippinger, AABF Genel Başkanı Mehmet Ali Çankaya, Dersim Doğa ve Kültür Derneği Başkanı Hasan Aslan, kitabın çevirmenleri Özge Taş ve Seher Çakır, yazarlar Rıza Algül ve Kıymet Aslan, Öneri gazetesinin sahibi Bahtiyar Kahraman yer aldı. On yılı aşkın bir zamandır faaliyette olan ‘Hallac Medien und Kultur’ tarafından organize edilen etkinlik Wien Kultur (MA 7) ve Verein Exil tarafından desteklendi.  

Şiir dinletisinin moderatörlüğünü, Maren Rahmann yaptı. Dinleyicileri selamladıktan sonra, ‘Hallac Medien und Kultur’un on yıl önce kurulduğunu, on yıl boyunca ‘Öneri’ gazetesini çıkardığını ve 2009 yılının Ocak ayında başka bir ekibe devrettiğini, 2007 yılından beri Yol Tv için Avusturya ve Türkiye’den, (iki yıl boyunca Panorama Avusturya, son bir yıldan beridir de Tanıklar Arasında) televizyon programları hazırladığını anlattı. Rahmann, ‘Hallac Medien und Kultur’un geçtiğimiz Eylül ayında yeni bir alana el attığını, kitap yayıncılığına da başladığını vurguladı. Bu etkinlikle, ‘Edition Hallac’ adıyla başlatılan kitap yayıncılığının ilk ürününden şiirler okunacağını belirten Maren Rahmann, şiirleri Almanca’ya çeviren Özge Taş ve Seher Çakır’ı sahneye davet etti. Taş ve Çakır, genel olarak şiir çevirisinin neden çok hassas ve zor bir iş olduğunu, Şimşek’in şiirlerini çevirirken karşılaştıkları zorlukları, yaşadıkları tereddütleri ve kapıldıkları heyecanı anlattılar.

Moderatör Maren Rahmann, etkinliğe ev sahipliği yapan Amerlinghaus kurumu adına, bu kurumun çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Verein Exil’in editörü Christa Stippinger’e söz verdi. Stippinger kısaca Amerlinghaus’u, Verein Exil’i ve son on yıldır her yıl düzenledikleri ‘Diller Arasında Yazmak’ adlı ödülü tanıttı. Ödülün, Avusturya edebiyatına çok sayıda yazar ve şair kazandırdığını belirten Stippinger, çok dilli etkinliklere imkanları çerçevesinde destek sunduklarını vurduladı.

Dinletiye geçmeden önceki son konuşmayı, etkinliğin konuk yazar ve şairi Hüseyin Şimşek yaptı. Şimşek, anadili olan Zazaca’dan nasıl koptuğunu; eğitim, düşünme ve edebiyat dili olarak Türkçe ile yaşadığı macerayı; yatılı okulda, baştan ayağa nasıl yeniden yaratıldığını, yıllar sonra İstanbul’un o yaratılan formu nasıl parçaladığını anlatan biografik bir okuma gerçekleştirdi. Yatılı okul ve hapisane yılları üzerinde yoğunlaşan Şimşek, İstanbul’un kendisine giydirilen zırhı parçalamasında büyük rol oynadığını ama daha sonra en büyük kırılmaları da bu kentte yaşadığını dile getirdi. Ki dinletinin baştan ikinci şiirinin adı, ‘İstanbul kusacak beni’ idi.

Konuşmalar tamamlandıktan sonra, müzik eşliğinde şiir dinletisine geçildi. Sahnede dört kişi yer aldı: Hüseyin Şimşek, Maren Rahmann, Nuray Ammicht ve Wolfgang H. Heinrich. Kimi şiirler bir dilde, kimi şiirler iki dilde, birkaç şiir ise üç dilde okundu. Wolfgang H. Heinrich’ın bas ve elektro gitar, Maren Rahmann’ın ağız mızıkası ve akordeonla yaptığı müzikler eşliğinde, aynı şairin dizeleri Almanca, Türkçe ve Zazaca olmak üzere üç ayrı dilde bazen ard arda, bazen aynı anda seslendirildi. Etkinliğin, yaklaşık 40 dakika süren dinleti bölümü boyunca, farklı dillere ait fakat aynı anlamı veren sözcükler uçuştu. Dinletide, kendi şiirlerini Türkçe ve Zazaca olmak üzere iki dilde okuyan Hüseyin Şimşek, Maren Rahmann tarafından Almanca okunan konuşmakla ilgili bir şiirinin girişinde ve sonunda, yine konuşmakla ilgili olan ‘Daye daye’ adlı Zazaca ezgiyi seslendirdi.

Bir buçuk saate yakın süren etkinliğin bitiminde ‘Ateşinsan’, ‘Yüzünüz Karşı Duvar’, ‘Bu Nasıl İstanbul’ ve ‘Screiben stirbt man am Besten’ adlı kitaplarını imzalayan Hüseyin Şimşek, yakın bir zamanda benzer bir etkinliğin de Haupbücherei’de yapılacağını söyledi. (Foto: Hasan ASLAN)

(6 Şubat 2010, Viyana)


<-geriye: