TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Üst solda, St. Pölten Cemevi; üst sağda Viyana Ermeni Kilisesi; alt solda, Viyana'daki minareli tek cami; alt sağda, Viyana Cemevi.

Avusturya’nın Türkiye kökenli dinî azınlıkları

“Avusurya’da Türkiye kökenli Müslüman nüfus” denildiğinde sıralananlar arasında, ağırlığı Hanefî, ardı sıra Şafî mezheplerinin mensupları olmak üzere Sünnîler; ağırlığı Kızılbaş olmak, yanı sıra Arap Alevileri, daha az sayıda Bektaşiler gelmek üzere Aleviler; Sünnî Müslümanlara kıyasla sayıları oldukça düşük olan Şiîler yer alır! Türkiye kökenli Hıristiyanlarda, Ortodoks bir çoğunluk söz konusu.

HÜSEYİN ŞİMŞEK

Viyana
– Sondan ikinci yazım “Avusturya’da Türkiye kökenli bir toplum nasıl oluştu?”, bir önceki yazım ise “Avusturya’nın Türkiye kökenli yeni etnik azınlıkları” başlığını taşıyordu. Bu yazımda, “Avusturya’nın Türkiye kökenli yeni dinî azınlıkları”nı irdeleyerek bu bahsi şimdilik kapatacağım.

Avusturya’daki Türkiye kökenli göçmen nüfusun 270 binin üzerinde olduğunu bir kere daha hatırlatayım öncelikle. Kaba hatlarıyla da olsa, bu nüfusun arka planı konumundaki Türkiye’nin “inanç haritası”nı çizmekte fayda var. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, ülke nüfusunun %99’unu Müslüman olarak açıklar hep. Sivil araştırma kuruluşları, bu oranı daha düşük verir. Türkiye toplumunun çok ezici bir çoğunluğunun “İslam dairesi” içinde kaldığı kesin. Fakat verilen bütün oranlar, hayatın gerçeklerine tamı tamına denk düşmez yine de. Örneğin, Alevilerin en azından bir kesimi kendini “İslam’ın dışında” tanımlar. Öte yandan, aslında herhangi bir dine mensup olmayanlar da ayrıştırılmayıp Müslüman sayılır.

Türkiye’deki Müslüman nüfusun çoğunluğu Sünni Hanefîliğe bağlı. Aleviler için verilen rakam, 15-20 milyon arasında; Şiî mezhebi mensubu olanlar için verilen rakam, yaklaşık 500 bin kişi olduklarıdır. Türkiye’deki Hıristiyan nüfusun da kendi içinde çeşitlilik gösterdiğini vurgulayacak verilere sahibiz. Ortodokslar, Katolikler, Protestanlar, Yehova Şahitleri gibi. Ortodoks olanlar çoğunlukta. Ermeni Ortodoksların Türkiye’deki nüfusları, 2011 için yaklaşık 65 bin kişi olarak veriliyordu. Yanı sıra, 15 bin Süryani Ortodoks, 3 binden fazla Yunan Ortodoks Hıristiyan var. Öteki Hıristiyan mezheplerde durum şöyle: 3.300 Yehova Şahidi, 3 bin Protestan ve 3 bin Keldani (Katolik) Hıristiyan. Yahudiler ise 23 bin. 10 bin kadar Bahaî, 5 bin kadar Yezidi olduğunu da ekleyelim.

Türkiye kökenli İslamî nüfus

Gelelim yaşadığımız ülke Avusturya’ya. 2013 verilerine göre bu ülkedeki toplam İslamî nüfus, 515 bin kişinin üzerindeydi. Toplam nüfusun %6.2’sine tekabül ediyordu. Avusturya’nın İslamî nüfusunda Türkiye kökenlilerin payı, 270 bin küsurdu. Avusturya’daki Müslüman nüfusun yarıdan fazlası Türkiye kaynaklı bir kitle. Ermeniler, Rumlar, Asuriler, Ezidî Kürtler dışındaki Türkiye göçmeni diğer tüm toplululuklar, “İslam dairesi” içinde hesaplanır. Herhangi bir dine bağlı olmayanlar ve “Aleviliğini kendine özgü bir inanç olarak tanımlayanlar” da bu sayının içinde. Yine (Türkiye’de olduğu gibi), Avusturya’daki Türkiye kökenli Müslüman nüfusla ilgili kesin sayı ve oran tartışmalı da olsa, ağırlıklı inancın İslam olduğu ortada.

Avusturya’daki Türkiye kökenli İslamî nüfus, kendi içinde çeşitlilik gösterir. Yani, buradaki “İslam dairesi” de öyle “yekpare bir daire” değil. Bugün Avusturya’da, “İslam dairesi” içinde yer alan ama resmî olarak ayrı ayrı tanınan üç ayrı İslamî cemaat var.

Avusurya’daki “Türkiye kökenli Müslüman nüfus” denildiğinde sıralananlar arasında, ağırlığı Hanefî, ardı sıra Şafî mezheplerinin mensupları olmak üzere Sünnîler; ağırlığı Kızılbaş olmak, yanı sıra Arap Alevileri (Nusayrîler), daha az sayıda Bektaşiler gelmek üzere Aleviler; Sünnî Müslümanlara kıyasla sayıları oldukça düşük olan Şiîler yer alır! Yaklaşık 270 bin diye ifade ettiğimiz Türkiye kökenli Müslüman nüfusun, tahmini olarak 65-70 bin kadarı Alevilerden oluşur. Arap Alevileri, 4 bin kişi civarında tahmin edilir. Türkiye kökenli Şiîlerle ilgili ise, tahmini bile olsa bir rakam telaffuz etmek zor. Az sayıda kaynakta, “bir-iki bin” dendiğini zikretmekten başka çaremiz yok şimdilik.

Türkiye kökenli Hıristiyan nüfus

Avusturya’daki Türkiye kökenli Hıristiyanlarda, Ortodoks bir çoğunluk söz konusu. Ermeniler, mensup oldukları Ermeni Apostolik Kilisesi “bağımsız bir Hıristiyan mezhebi” olarak da tanımlar ama, Avusturya’da bu kilisenin ilk dönem resmî tanınması, “Ortodoksluk dairesi” içinde oldu. Ocak 2011 resmî verilerine göre, Avusturya Ortodoksları içinde 4.330 kişilik bir  Rum nüfus vardı. Rumların ezici çoğunluluğu Yunanistan kökenli. Türkiye’den gelmiş Rum göçmen sayısı oldukça düşüktür. Aynı yılın verilerine göre Ermeni nüfus, 2.837 kişiydi. Viyana Ermeni Apostolik Kilisesi’ne göre ise, bu ülkede 7 bin civarında Ermeni yaşıyordu. Bu Ermeni nüfusun ne kadarının Türkiye kökenli olduğuyla ilgili bir veriye rastlamadık. Diğer önemli bir grup Süryanilerdir. 2003 verilerine göre, Avusturya’da 2 bin 500 kadar Süryani var. Önemli bir kesimi Türkiye kökenli.

Türkiye kökenli Katolik ve Protestan bir kitle de var Avusturya’da. Etnik olarak Ermeni, Asuri kökenlidir bu kitle. Türkiye’de 2013’te 3.300 kişi oldukları söylenen Yehova Şahitleri arasından Avusturya’ya göç edenlerin çok olmadığı tahmin edilir. Avusturya’da bu inancı benimseyen Türkiye kökenlilerin, Yehova Şahidi olarak Türkiye’den gelenlerden daha çok olduğu, basında sık sık yer alan bir temadır.

“Hıristiyan dairesi”nin dışında Bahaî, Ezidî gibi farklı inançsal renklere de rastlanır. Ama, özellikle 1980-94 arasında İran’dan Avusturya’ya bir Bahaî iltica akını yaşanmışken, bugün buradaki Bahaî nüfusunun ne kadarının Türkiye’den geldiğiyle ilgili elimizde somut bir veri yok. Sadece, kalabalık bir kitle olmadıklarını söyleyebiliriz. 2013 verilerine göre Ezidîlerin Türkiye’deki nüfusu 5 bin kadardı. Avusturya Ezidîleri ise, daha çok Türkiye dışındaki (Irak, İran gibi) ülkelerden gelmeydi.

Türkiye kökenli dinî azınlıklar “misafir işçiler”den oluştu

Avusturyalılar’ın tanıdığı ilk Müslüman topluluk, Türkiye kökenli değildi. Avusturya ilk Müslüman nüfusa, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun kuruluşu sürecinde, 1878’de toplanan Berlin Kongresi sayesinde sahip oldu. Bu kongre, dönemin muktedir devletlerinin, nüfuz alanlarını “masa başında” yeniden düzenlenmesini amaçlamıştı. Kongrenin sonuçlarından biri, Osmanlı egemenliği altındaki Bosna-Hersek’in, Avusturya-Macaristan devletinin hakimiyeti altına girmesiydi.

O dönemde, Bosna-Hersek’te yaklaşık 600 bin Müslüman yaşıyordu. Aynı dönem için, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun merkezi bölgelerinde yaşayan Müslüman sayısı, 1281 kişi olarak verilir. Başkent Viyana için zikredilen sayı, 889 kişi olunduğuydu. Bu gelişme üzerine, 1882’de Bosna’da bir Şeyhülislamlık kuruldu. Dairenin başındaki kişiye de “Reis-ül Ulema” denildi. 1883’de, aile ve miras hukuku alanında, Müslümanlara yönelik kabuller gündeme geldi. Avusturya-Macaristan devleti bu kapsamda, Müslümanların “çok evlilik” (aslında “çok kadınlılık”) temelli uygulamalarını da “hak” olarak tanıdı. Okullarda İslam dersi verilmesi amacıyla, din dersi öğretmenliği için okul açıldı. 1888’de, Müslümanlar Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ordusunda da görev almaya başladı. Viyana’da, 1891’de özellikle Cuma namazı için bir imam ve askeri kışlada da müftü bulundurulur hale gelindi. Müslüman kadınlar Avusturyalı doktorlar tarafından muayene edilmeyi reddettikleri için, hem yurt dışından Müslüman doktor gelmesine, hem de 1897’den itibaren Viyana Ünüversitesi Tıp Fakültesi’nde Müslümanların da okumalarına izin verildi.

1908’e gelindiğinde Avusturya-Macaristan, Bosna-Hersek’i nüfuz altına almakla yetinmeyip işgal ve ilhak etti. Bu sayede nüfusunu hem artırmış, hem de sadece etnik açıdan değil, dinî açıdan da çeşitlendirmiş oldu. Bütün bunlar olup biterken, İslam’ın resmen tanımasında aslında çok da acele edilmedi. Müslümanlara yönelik ‘‘Müsamaha Fermanı’’ndan 130, Müslüman bir nüfusa sahip oluştan ise, 34 yıl sonra bir adım atıldı: 15 Temmuz 1912’de “Hanefî İslam” resmen tanındı. 159 sayılı İslam Yasası (Islamgesetz) ile resmen tanınanın sadece “Hanefî mezhebi” oluşunun nedeni, Bosna-Hersek’te yaşayanların çoğunluğunun bu mezhebe mensup sayılmasıydı.

İki yıl sonra Birinci Dünya Savaşı patlak verdi. Dört yıl süren savaş, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun da içinde yer aldığı ittifakın yenilgisiyle sonuçlanınca, hem Müslüman nüfusun asıl gövdesi kaybedildi hem de İslam Yasası hükümsüz kaldı. İkili imparatorluk dağılmış, Avusturya ve Macaristan küçük birer cumhuriyete dönüşmüş, Bosna-Hersek elden gitmişti. Avusturya’nın büyük kentlerinde yaşayan Müslüman nüfus 1281 kişiye kadar düştü ve bu nüfus, 1960’lara kadar çok az bir artış gösterdi. 1960’ların, henüz “işgücü göçü”nün olmadığı ilk yıllarında, Avusturya’daki Müslüman nüfus 3 bin kişi kadardı. Yani, 1918-1964 arasında, Avusturya’da ciddi oranda bir Müslüman kitleden söz etmek mümkün değildi.

Avusturya’da 1960’tan önce, “yok“ denecek kadar az Türkiye kökenli insan vardı. Yani, Türkiye kökenli Müslümanlar sayılıydı. Bu sayı, örneğin 1951’de sadece 112 kişiden ibaretti. 1961’de, 217 kişiye yükseldi. Avusturya’daki diğer yabancı ve göçmenlerle karşılaştırıldığında, oran olarak sadece yüzde 0.2’ye tekabül ederdi. İşçi transferiyle ilgili anlaşmaların imzalanmasından sonra, Türkiye kökenli dinî azınlıkların sayısı da hızla arttı. Yani, Müslüman nüfusun resminde çok büyük değişimlere yol açan, 1964’ten itibaren Türkiye’den gelen misafir işçiler oldu.

1960’larda gerçekleşen iş gücü göçünden önce, Avusturya ağırlıkla Hanefî olmak üzere Sünni Müslümanlarla tanışmıştı. Türkiye’den 1964’te başlayan misafir işçi göçüyle oluşan yeni dinî (inançsal) gruplar ise Aleviler, Şiiler, Ezidiler, Ortodoks ve Katolikler oldu. Bunlardan, Ezidiler dışında kalanlar ya resmen tanınmış ya da resmî kayıtlı inanç statüsündedir bugün.


Kaynaklar:
-
Hüseyin Şimşek, Türkiye’den Avusturya’ya Göçün 50 Yılı, Belge Yay., İst.-2014.
- Hüseyin Şimşek, Avusturya Alevileri, Belge Yay., İst.-2016.
- Türkiye’deki Ermeni nüfusla ilgili kaynak: Uluslararası Azınlık Hakları Org.
- Statistik Austria

 

.........................................................
huseyin.simsek@gmx.at, Haziran 2017


<-geriye: