TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Fotoğraf: @atlasdergisi

Avusturya’daki Türkiye kökenliler; Narmanlı Han tarih oluyor!

Narmanlı Han, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 186 yıllık bir tarihî iş hanı. Yıllardan beridir, modern bir alışveriş merkezine çevrilme riskiyle karşı karşıya. Narmanlı Han, biz Avusturya’daki Türkiye kökenlileri neden ingilendiriyor peki? Çünkü, 1964'te kurulan “Türkiye‘de Görevli İşçi Alma Komisyonu” adlı bir kurum orada faaliyetteydi.

HallacNarmanlı Han, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 186 yıllık bir tarihî iş hanı. Yıllardan beridir, modern bir alışveriş merkezine çevrilme riskiyle karşı karşıya. Kent savunucularından oluşan inisiyatifler de buna karşı mücadele ediyor; protesto eylemleri yapıyor, yargı kanalını kullanmaya çalışıyor. Gerçmişte birçok sanatçıya ev sahipliği yapan Narmanlı Han, İstiklal Caddesi’nin önemli bir kültürel varlığı sayılıyor. İki ayrı firma sahibi tarafından 57 milyon dolara satın alınan handa geçen yıl “restorasyon” çalışmaları başlamış, bazı iç bölümler yıkılmış, avluda bulunan ağaçlar sökülmüştü.

En son, yeni sahiplerince restore edilerek içine dükkan ve lokanta yapılmasını öngören projeye, koruma kurulu tarafından 2015 yılında onay verilmişti. Kent mücadelesi veren sivil toplum örgütlerinden Asmalımescit Çevre ve Kültür Derneği, Ayaspaşa Çevre ve Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği, Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği hem kararı birçok kez protesto etmiş, hem de İstanbul 2 No’lu Koruma Bölge Kurulu’nun bu kararına karara itirazda bulunulmuştu. İşte bu itiraz, yani açılan karşı dava, İstanbul 12. İdare Mahkemesi’nce bilirkişi raporları dayanak gösterilerek, iki gün önce reddedildi. Diken gaztesinden Rıfat Doğan’ın haberine göre, igili dernekler karara karşı istinaf yoluna başvuracak.

19. Yüzyıl’ın ilk yarısında kurulan bu hanın, ilk işlevi Rus elçilik binası ve ticaret ofisi olarak kullanılmak olmuştu. Sonraki yıllarda, bir yandan ticaret merkeziyken, diğer yandan (Bedri Rahmi, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Aliye Berger gibi) ünlü şair, heykeltıraş, ressam ve yazarlara ev sahipliği de yaptı. İlk restore girişimi 2001 yılında Yapı Kredi Koray tarafından başlatıldı. Hanın yüzde 15’lik hissesini satın alarak bunu yapmayı hedefleyen Yapı Kredi Koray, 2002’de Anıtlar Kurulu’ndan onay almıştı ama sivil toplum kuruluşlarının itirazı ve alınan yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle işe başlayamamıştı. Hanın 12 varisi 2008 yılında Yapı Kredi Koray’a dava açarak hisselerini geri almak istedi ve davayı kazandılar da. Şu an başlamış olan restorasyon çalışması ise, hanın yeni sahipleri Erkul Kozmetik ile Eteksan Tekstil’in sahiplerine ait.

Narmanlı Han’dan, Avusturya’daki Türkiye kökenlileri ne?

Narmanlı Han, biz Avusturya’daki Türkiye kökenlileri neden ingilendiriyor peki? Avusturya, misafir işçi alma çalışmalarına 1961’de başladı ve ilk adım, 28 Aralık 1961’de imzalanan Olah-Raab Anlaşması ile atıldı. Avusturya Sendikalar Birliği – ÖGB Başkanı Franz Olah işçiler adına, Avusturya Ekonomi Odası – WKÖ Başkanı olan Julius Raab ise, işverenler adına masaya oturdu. Bu ilk düzenleme, “sezonluk işçi” alımına dairdi. İlk “sezonluk işçi” kafilesi ise, 1962 içinde İtalya’dan geldi. Fakat İtalya’dan gelen işgücü, istenilen sayıda olamamıştı. Ardından, benzer bir anlaşma İspanya’yla yapıldı. Ne var ki aksamalar devam etti, İspanya’yla yapılan anlaşma tamamen suya düştü. İşte tam da bu sıkışma anında Avusturya gözünü, komşu Almanya’ya kitleler halinde işçi göndermeye başlamış Türkiye’ye çevirdi. İki ülkenin iş piyasasıyla ilgili ters yönde seyreden düzenlemeleri, onları buluşturdu. Biri “işçi alır”, diğeri ise “işçi verir” konuma yerleşerek, yeni bir ortaklığa adım attı.

Türkiye’den işçi getirilmesi, belli bir sürecin ürünü olacaktı. İlk fiili adımlardan biri, Avusturya’nın 1962’de İstanbul’da “Avusturya Ticaret Ofisi”ni açması idi. Bu ofis kanalıyla işçi transfer edilmeye başlanmıştı. Ama kelimenin gerçek anlamında bir işçi akınından henüz söz edilemezdi henüz. Bunun için, Mayıs 1964’ü beklemek gerekecekti. Zira Avusturya-Türkiye arasında, “Avusturya‘ya Türk İşgücü Celbi ve Türk İşçilerinin Avusturya‘da İstihdamına Dair Anlaşma”, adını taşıyan metin, bu dönemde imzalandı. Toplam 17 maddeden oluşan anlaşmaya Avusturya adına Avusturya Federal Sosyal İdare Bakanlığı‘ndan Dr. Ferdinand Schellenbacher, Türkiye adına ise İş ve İşçi Bulma Kurumu (İİBK) Genel Müdürü Kemal Gökçedağ imza attı.

Anlaşmanın somut sonuçlarından biri, “Türkiye‘de Görevli İşçi Alma Komisyonu” adlı bir kurumun, İstanbul‘un Beyoğlu semtinde İstiklal Caddesi üzerinde bukunan tarihî Narmanlı Han‘da göreve başlaması oldu. Transfer edilecek iş gücünü ülke içinden toplama görevini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Çalışma Bakanlığı ve bağlı kurumu İİBK üstlendi. İİBK, elindeki “bekleme listesi”ne göre ülkenin dört bir yanından ülke dışına gönderilecek işçileri “ismen davet” ediyordu. Gelenler, Narmanlı Han’daki komisyona başvuruyor; meslekleri belirlenip sağlık kontrolünden geçiriliyorlardı. Engeli olmayanlar, gruplar halinde Avusturya’ya ulaştırılıyordu.

“Türkiye’de Görevli Avusturya İşçi Alma Komisyonu”, 1970 yılına kadar Narmanlı Han’da hizmet verdi. 1970’ten kapandığı 1993 yılına kadar üç ayrı adreste faaliyet gösterdi. Narmanlı Han’dan sonra kalınan adres, Karaköy’deki Serçe Sokak oldu. Bu mekân daha önce, Almanya tarafından aynı iş için kullanılmış bir yerdi.



<-geriye: