TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Foto: Hüseyin Şimşek.

Avusturya’da Paskalya sessizliği, Türkiye’de referandum var!

Paskalya, bu yıl, Türkiye’deki referandumla çakıştı. Türkiye’deki insanların yediden yetmişi, sık sık adeta “kıyamet”in kopacağı gün olarak başladığı 16 Nisan Pazar günü, Avusturya’nın başkentinde bile deyim yerindeyse in-cin top oynuyor. Viyana’daki bu Paskalya sessizliğiyle Türkiye’nin referandumuma kulak kesilmek, oldukça ilginç bir deneyim.

HÜSEYİN ŞİMŞEK

Viyana – Hıristiyanlıkta en önemli ve en eski bayram olan “Paskalya“, bu yıl, Türkiye’deki referandumla çakıştı. Türkiye’deki insanların yediden yetmişi, sık sık adeta “kıyamet”in kopacağı gün olarak başladığı 16 Nisan Pazar günü, Avusturya’nın başkentinde bile deyim yerindeyse in-cin top oynuyor. Birçok sokak ve cadde, arabalardan yana oldukça tenha. Kaldırımlarda, kavşaklarda, meydanlarda, park alanlarında insanlar tek tük; toplu taşıma araçları tenha mı tenha. Metroların, trenlerin, tramvayların her bir vagonunda, sadece birkaç yolcu. Bir-iki yolcuyla sefer yapmayı sürdürüyor belediye otobüsleri. Restoran, büfe, kafeler dışında, bütün alışveriş yerleri kapalı. Paskalyayı tatil fırsatı olarak değerlendirenler, en geç Cuma’dan terk etti kenti. Viyana’daki bu Paskalya sessizliğiyle Türkiye’nin referandumuna kulak kesilmek, ilginç bir deneyim olacak.

Nedir peki bu Paskalya? İsa’nın çarmıha gerildikten sonraki üçüncü günde dirildiğine inanır Hıristiyanlar. Mezhepler -Doğu ve Batı kiliseleri- arasında sürek farklılıklarına rastlanıyorsa da işin özü bu. Söz konusu sürek farklılıkları, Paskalya Bayramı’nı Mart’ın sonundan Nisan’ın sonuna kadarlık bir sürece yayar. Dünya çapındaki kiliselerin çoğunda, Pazar günü kutlanır bu bayram. Dolayısıyla, her yıl sabit bir tarihte gerçekleşmez. Paskalya Pazarı (Alm. Ostern Sontag), aynı zamanda “Kıyam Yortusu”, “Diriliş Pazarı”, “Diriliş Günü” şeklinde de tanımlanır. “Paskalya” sözcüğü, İbranice’deki “Pesah” sözcüğünün Aramice’deki halidir. “Dokunmadan geçmek” anlamına gelir. Aynı dildeki, “hamursuz bayramı” demek olan “Pesach” sözcüğüyle ortak köke sahiptir. Günümüz Almancası'ndaki karşılığı “Ostern”dir. İngilizce’deki “Easter” ile “Ostern”, aynı kökten gelir. Anglosakson Pagan tanrıçalarından birinin adıyken (Eastre), Cermen Takvimi’ndeki Nisan ayının adı olur: “Eostur”.

“Diriliş Günü”nün tarihi tartışmalıydı önce

İsa, Miladî Takvim’e göre söylemek gerekirse, 29-33 yılları arasında çarmıha gerildi. Paskalya Bayramı’na ait en eski kayıtlar ise, 2. Yüzyıl’a ait. “Diriliş”in anılması, daha eski tarihlere dayanıyor olsa gerek, ama yayılması ve belli bir düzene oturması bu yüzyıldan sonradır. Belki de Paskalya Bayramı’nı sürüncemede bırakan bir etken de “İsa'nın dirildiği gün”le ilgili tartışmaydı.

Doğu ve Batı kiliseleri, 8. Yüzyıl’a kadar tartıştı bu konuyu. Doğu kiliseleri, Yahudilerin “Pesah (Hamursuz) Bayramı”nı kutladıkları baharın ilk dolunayından sonraki “14. Gün”ü çıkış noktası olarak belirlediler. İsa’nın diriliş günü ise, bundan iki gün sonrası, yani 16 Nisan idi. Haftanın hangi gününe denk geldiğine bakılmaksızın, Paskalya 16 Nisan’da kutlanmalıydı. Batı kiliselerinde ise İsa'nın bir Pazar günü dirildiğine inanıldı ve Yahudi Takvimi'ndeki 14 Nisan’dan sonraki “ilk Pazar”, “Diriliş Günü” kabul edildi.

8. Yüzyıl’dan itibaren, zaman içinde Doğu kiliseleri de bu belirlemeye uyar oldu ve kutlamalar Pazar günü yapılmaya başlandı. Bugün hâlâ, haftanın hangi gününe  geldiğine bakmaksızın, 16 Nisan’da kutlama yapan kiliseler var, ama sayıları oldukça az.

Kullanılan farklı takvimler kutlamalarda ayrıştırdı

“Diriliş”in hangi gün gerçekleştiğinde anlaşılmıştı, ama Batı ve Doğu kiliseleri farklı takvimleri esas almayı sürdürdükleri için, kutlamaların tarihindeki farklılık devam edegeldi. “Diriliş”, Yahudi Pesah’tan iki gün sonrası, yani 16 Nisan’da olmuştu, fakat örneğin Batı kiliselerinin esas aldığı Miladî Takvim’deki Nisan ayı ile Yahudi Takvimi'ndeki Nisan ayı tam da çakışıyor değildi, günümüz hesabına göre söylemek gerekirse, şimdiki Mart ve Nisan aylarının bir kısmını kapsıyordu. Doğu‘daki Ortodoks kiliseler Jülyen Takvimi’ni esas aldıkları için, onlar kutlamaları daha geç yapacaklardı.

Bu tarih belirleme konusuna, 325 yılında yapılan İznik Konsili’nde de el atılmıştı. Orada varılan karar şu oldu: 21 Mart’tan sonraki ilkdolunayın ardından gelen Pazar günü! Bu karar, Miladî Takvim’e göre 22 Mart ile 25 Nisan arasındaki Pazar günlerinden birine denk getirdi bayramı. Batıdaki Katolik ve Protestan kiliseler, buna göre hareket etti. Paskalya Bayramı için sabit gün tespit çalışmaları bugüne kadar süregeldi, çoğunluğun esas aldığı “Nisan‘ın ikinci pazarı”, Hıristiyan dünyanın tamamında yüzde yüz kabul görmüş değil.

“Diriliş Günü”nde neler yapılır?

Paskalya, bütün Hıristiyanlar tarafından kutlanır. “Perhiz” süreci, bayramdan beş hafta önce başlar. “Büyük Perhiz” de denilen bu dönem, Paskalya’ya hazırlık süreci sayılır. Bayramdan önceki hafta ise, “Kutsal Hafta” diye adlandırılır. Paskalya (Diriliş) Günü, perhizi ve “kutsal hafta”yı kapsyan bu ibadet süreci sona erer. Paskalya Günü’ndeki en yaygın ortak kutlama tarzını ise, kiliselerde düzenlenen ayinler oluşturur. Katolik ve Ortodoklar’daki farklılıklar, bu ayinlerde de görülür. Katolik kiliselerde, “yeni ateşi kutsamak” için Paskalya gecesi ayininde “Paskalya mumu” yakılır; dinî kitaptan bölümler okunur, vaftizler yapılır. Ortodoks kiliselerde ise, gece ayinlerinden önce kilise dışında bir “ayin alayı” düzenlenir farklı olarak. Alay kiliseden çıkarken hiç ışık yakılmaz, dönüşte ise, “İsa'nın dirilişi”ni simgelemek için yüzlerce mum yakılır.

Bunun yanı sıra ülkeden ülkeye, toplumdan topluma değişmekle beraber, bu dinî bayrama dahil edilen gelenekler de var. En yaygın olan geleneklerin başında, insanların birbirine -genellikle çikolatadan yapılmış- “Paskalya Tavşanı” ve boyanmış “Paskalya Yumurtası” hediye etmesi gelir. Evlerde, özel “Paskalya Çöreği” yapılır, mumlar yakılır, dualar okunur.

info@hallac.org


<-geriye: