TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Şiir kütüphanesi


ERHAN ALTAN

Bir belediye düşünelim, hiç alışılmamış bir fikrin peşinden gidip binlerce kitaptan oluşan bir şiir kütüphanesi kuruyor. Şiir kütüphanesi fikri, alışkanlıklarının dışına çıkmayı genelde sevmeyen insanlar için oldukça tuhaf bir fikir. Dolayısıyla tuhaf karşılanacağı ve bu kütüphaneden yararlanma konusunda tereddütler olacağı kesin. Bu durumu aşmak için mahallelere, insanlarını kütüphaneye getirsin diye otobüs gönderiliyor, ancak otobüsler boş geri dönüyor. Belli ki temas konusunda bir çekingenlik var. Bu sorunu aşmak üzere o belediyenin kültür işleri bölümünün çalışanları teker teker hanelere gidiyorlar ve ailelerle konuşarak çocuklarını göndermeleri konusunda ikna ediyorlar. O tarihten itibaren çocuklar otobüslerle geliyor; kütüphaneyle, kitaplarla, şiirle tanıştırılıyor. Bu kütüphane nerede, bu proje nerede gerçekleştirildi dersiniz? İskandinavya dediğinizi tahmin ediyorum. Ben de öyle derdim. Ancak doğru yanıt Bursa Nilüfer Belediyesi.

Her şeyin berbat gittiği, geleceğe dair umutlanmaktan, hayal kırıklığına uğrarız diye kaçındığımız ülkemizde olmaması için her türlü neden mevcut olduğu halde umut verici şeyler de oluyor. Eğer bir ödül alıp bu Belediye ve onun azimli ve hamarat insanları ile tanışmasaydım ben de bilemeyecek, burada yazamayacaktım bunu. Nilüfer’in dört seçimdir seçilen ve bu sayede istikrar ve devamlılık sağlayan belediye başkanı Mustafa Bozbey ve onun, ütopik düşünceleri mesele haline getirmeden, sessiz sedasız uygulamaya koyan kadrosu tarafından gerçekleştirilmiş bu kütüphane. Tek bir kütüphane de değil, daha önce hiç kütüphanesi olmayan bu ilçenin şimdi tam altı kütüphanesi var. Bir parti, bir siyasetçi söz konusu olduğunda tereddüt edip susmayı yeğliyoruz, ancak böylesi bir icraatı övmeyeceğiz de neyi öveceğiz?

Demek ki oluyormuş. Evet gördüm, gördüm ama Turgut Uyar’ın dediği gibi bir de buna inanmam gerekiyor. Elimde olmadan hayal kuruyorum: şiirle bu genç yaşta tanışan çocuklar şiirimizde bir Bursa Nilüfer 2030 şair kuşağı oluşturur mu? Hadi o olmasın, bir sürü çocuk kitapla tanışıyor, kitapların kendileri için yazılmış olduğunu idrak ediyor. Hele hele kitap okuma alışkanlığının nerelerde seyrettiğini de göz önünde bulunduracak olursak. Kitapla böyle içli dışlı olan bir yerden iyi okurlar, o okurlardan da kim bilir neler neler çıkar? Ama o da olmasın, iyi insanlar, bilinçli erkekler ve kadınlar çıkar. Yetmez mi? Ben ödülümü onlardan aldım ama mümkün olsa ben onlara ödül vermek isterdim.

Nilüfer Belediyesi’nin Kütüphane Müdürlüğü, büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan çalışanlar tarafından yürütülüyor. Sadece kadınların sessiz sedasız böyle büyük işler yapıyor olmaları bile insanın gözlerini yaşartmaya yetiyor. Sevinç mi özlem mi? Kim bilir belki de tüm bunlar benim yanılsamalarım. Ama ne önemi var? Nasıl da açız böyle güzel şeylere ve inanamayacak kadar da uzağız. İnsanın inanabileceğinden fazlası gibi. Eminim böylesi bir mucizeyi olanaklı kılan daha başka birçok öğe vardır ve her şeyi daha açıklanabilir hale getiriyordur. Ama ben onları hem bilmiyorum hem galiba bilmek de istemiyorum, çünkü bilmediğim sürece bana bir mucize gibi geliyorlar ve benim bu sıralar mucizelere inanmaya çok ihtiyacım var.

.........................................................................
11 Nisan 2017, erhan.altan@chello.at


<-geriye: