TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Akşam olur karanlığa kalırız


MURAT NAROĞLU

Temkinli adımlarla aşağı inerken bir yandan da sohbete devam ediyorduk. Yaşadıklarımızı yazıp yazmama konusunda henüz emin değildim. Okunmayı bekleyen kitaplar, tamamlanması gereken başka çalışmalar vardı. Çok geçmeden karar verme sürecim sona erdi.


İlk defa bir dostun sesinden dinlediğim o türkü gelmişti aklıma:

Akşam olur karanlığa kalırsın
Derin derin sevdalara dalarsın(1)

    
İçinde bulunduğumuz durumu anlatan dize, feda edilemeyecek kadar güzel bir başlığa dönüşebilirdi. Yazmak dışında başka bir seçeneğim kalmamıştı.

İkinci yolculuk

Hafta sonu bulutsuz bir gökyüzünün bizleri beklediğini biliyorduk. Üst üste yapılan telefon görüşmeleri neticesinde, 27 Ağustos Cumartesi günü Hochschwab'a(2) çıkmayı kararlaştırdık. Ekibimiz bu defa kalabalık olacaktı.

Dokuz kişi bir araya gelince, planladığımız saatte St. Pölten'dan hareket ettik. Tekerler döndükçe sohbet derinleşiyor, hedeflenen dağların yüksekliğiyse artıyordu. Heyecanımızda en ufak bir azalma olmadan Seewiesen bölgesine varıp araçları park ettik. Önceki gelişimizde bu taraftan indiğimiz için parkuru az çok tanıyordum.

Hazırlıklarımızı tamamlayıp yola koyulduk. Kısa molalar verip fotoğraf çekerek birkaç saat yürüdük. 1.654 metre yüksekliğindeki ikinci dağ evine (Voisthaler Hütte) ulaştığımızda sanırım 11:30 civarıydı. Güneş oldukça kuvvetliydi. Açlığımızı giderip mataralarımızı buz gibi suyla doldurduk. Biri çocuk üç arkadaşımızı burada bırakarak yeniden yürüyüşe geçtik.

Zirvedeki keyif
    
Aramızda kimi zaman mesafeler oluşsa da genelde birlikte hareket ediyorduk. Bir noktadan sonra güzergâhın eğimi arttığı için yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkması normaldi. Üstelik bir de baş ağrısı şikâyetleri vardı. Yüksek hava sıcaklığının olumsuz sonuçlar doğuracağını unutmamalıydık.

Saatler 15:00'i göstermeden zirveye ulaştık. Büyük Ötscher rahatlıkla görülebiliyordu. Kar ve sisle mücadele ederek aştığım yollara baktım uzun uzun. Hafızamla baş başa kalıp o zorlu anları düşündüm. Zirvede bir dakika bile kalamamış, hemen inişe geçmiştim. Şimdiyse büyük bir keyifle viski yudumluyordum. Ne çok yüzü vardı; insanların, dağların ve doğanın.

Keyifli molamıza son verip kalkma sırasıydı. Geç bile kalmıştık aslında. 2.156 metrede bulunan, zirveye en yakın dağ evinde (Schiestlhaus) içeceklerimizi yudumladıktan sonraki hedefimiz belliydi: Arkadaşlarla ayrıldığımız yere mümkün olduğunca hızlı ulaşmak.

Mecburi ayrılık

Doruklara sevdalanmışsanız, yolunuzun sadece çıkıştan ibaret olmadığını bilmeniz gerekir. İnerken özellikle dizlere binen yük, bir müddet geçince dayanılmaz bir hâl alabilir. Bacaklarınızın böyle bir durumda iflas bayrağını çekmesi fazla uzun sürmeyecektir.

Voisthaler Hütte civarında dinlenirken, maalesef bir arkadaşımız yukarıda yazılanları tecrübe etmekteydi. Suyun yanı başına uzanmış, bir nebze olsun yorgunluğunu atmaya çalışıyordu.

Gruptaki altı kişiyi yolculayınca tekrar görüş alışverişinde bulunduk. Dizlerindeki hasarın büyümemesi için, arkadaşın burada kalması en doğrusuydu. Dağ evinden gelen sağlık görevlisinin ilk incelemelerini takiben kendisini yukarıya çıkardık.

Rezervasyonumuz yoktu. Odaların dolu olduğunu da biliyorduk ancak görevlilerin yaptıkları kontrollerin ardından durumun ciddiyeti anlaşılmıştı. Kalacak yer ayarlanınca, ertesi gün haberleşmek üzere vedalaştık.

Taşların beyazlığı

Artık iki kişiydik. Saate baktım, 19:49 olmuştu. İyi bir tempoyla yürüsek bile karanlıktan kaçmamız mümkün değildi. Hochschwab'ın yeni sınavını böylece öğrenmiş bulunuyorduk.

Kimseyle karşılaşmadan epey yol aldık. Telefonlar hâlâ işlevsizdi ve grupla iletişim kuramamıştık. Geçen zaman zarfında, insanın nasıl güçlü bir uyum yeteneğine sahip olduğunu gördüm. Işığın etkisi azalsa bile rotayı çıkarmakta zorluk çekmiyorduk çünkü beyaz taşları ayırt etmek, gelirken kullandığımız güzergâhı hatırlamamızı sağlıyordu. Yine de ormanlık alana girdiğimizde işimiz bir kat daha zordu. Ağaçların oluşturduğu derinlik, gözlerimizin bütün yeteneğine meydan okumaktaydı.

20:52'de nihayet bir telefon görüşmesi yapabildik. Gruptan iki kişinin bir fener yardımıyla bizi almaya geldiği söylendi. Arkadaşlarla karşılaştığımızda 21:10 olmuştu. Bir yandan yukarıda neler yaşandığını anlatıyor, bir yandan da bize ulaşmak için verilen çabayı dinliyorduk.

Uluslararası yardım ve kavuşma


Voisthaler Hütte
bölgesinden erken ayrılan 6 kişi, ilgili kurumları arayarak dağ evinin telefon numarasına ulaşmış. Bir arkadaşımızın yukarıda kaldığını, bizimse inmeye başladığımızı öğrenince dört kişi araçlara gitmiş, iki kişi ise geri dönmüş. Tekrar yukarı çıkan arkadaşlar, rastladıkları iki Slovak dağcıdan fener almış. Uluslararası koalisyonumuz bir de kendi arasında anlaşma yapmış. Bizimkiler belirli bir süre içerisinde geri dönmezse, Slovaklar da diğer fenerle yardıma gelecekmiş.

Yıldızların muhteşem gösterisi altında, endişe dolu saatlerin daha fazla uzamamış olmasına seviniyorduk. Dört kişi arka arkaya dizildik ve hızlı bir yürüyüşle, 22:00 civarı araçlara ulaştık. Feneri teslim edip teşekkürlerimizi ileterek yola koyulduk.

Türküdeki masumiyetin dağlarda nasıl kaybolduğunu düşünmeye başladım. Önce bir arkadaşımızı geride bırakmış; ardından derin vadiler ve sarp kayalar arasında karanlığa kalmıştık. Sevdaya dalmanın hiç sırası değildi. Plansız her hareket yıkıcı sonuçlar doğurabiliyordu. Buralarda keyif yapmanın bedeli belli ki çok ağırdı. Doğa, insanın kendi vücudunu tanıyıp sınırlarını görmesi anlamında benzersiz bir öğretmendi. Dağların koynuna gizlenmiş hayat, bazen bir kar fırtınası bazen zifiri karanlıkla karşımıza çıkıyordu ve her hâliyle güzeldi, her hâliyle yalnız… (05.09.2016 – Viyana)

.......................................................................................................................

  1. Yöre: Sivas/Divriği. Söz: Mehmet Yüzgeç. Derleme: Muzaffer Sarısözen.
  2. Avusturya'nın Steiermark eyaletindeki Hochschwab, zirvesi 2.277 metrelik yüksekliğe sahip bir dağ grubudur. 8 Mayıs'ta buraya çıkmış ve o gün başımdan geçenleri sizlerle paylaşmıştım: www.hallac.org/index.php %5Btt_news%5D=501&cHash=daa215edafd7dff37726d0289290698f
    Son erişim tarihi: 05.09.2016

<-geriye: