TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Gerald Kurdoğlu Nitsche, Amerlinghaus'daki sunumda arkadaşları ve okurlarıyla.

Gerald K. Nitsche ve azınlıktakilerin edebiyatını sahiplenmek!

“Wilde Wort”un 13 Kasım günü yapılan sonuncusunda Richard Weihs’ın konuğu, Gerald Kurdoğlu Nitsche’ydi. Bu ikili, liseli yıllardan beri tanışan iki “eski tüfek”. Benim bu etkinliğe üçüncü katılışımdı. Konuk edilen kişi, ilk kez benim için de tanıdıktı. Nitsche hem bir sanatçı, hem azınlık ve göçmen edebiyatı üzerine odaklanan bir yayıncı ve hem de bir galeri sahibi.

HÜSEYİN A. ŞİMŞEK

Viyana – Viyana’da Amerlinghaus adlı kültür merkezinde, her ayın ikinci Pazartesi günü Richard Weihs’in organizasyonu ve moderasyonuyla gerçekleşen “Wilde Wort” adlı bir edebiyat etkinliği var. “Wild” sözcüğünü Türkçe’de “vahşi”, “yabani”, “kızgın”, “öfkeli” gibi sözcüklerle karşılamamız münkün. “Word” ise öncelikle “sözcük” olmak üzere, “anlatım“, “ifade“, “konuşma“ anlamlarında da işlev görür. Bu etkinliğe adını vermek üzere bir arada kullanılan her iki sözcük de her bir sunumda o çoklu anlamlarından birine ya da bir kaçına kayıp durur. Yani sarf edilen sözcükler, konuk edilen edebiyatçıya göre vahşi, yabani, kızgın, öfkeli olabiliyorken; vahşilik, yabanilik, kızgınlık, öfkelilik bazen sözcüğe yüklenmişken, bazen anlatıma sirayet edebiliyor, bazen ifade edişe siniyor ya da konuşmaya damgasını vuruyor. Yazar, müzisyen, sinema ve tiyatro sanatçısı olan Weihs’in bu etkinliğinin ağırlık noktası edebiyat ama, zaman zaman müzik, kabare, minyatür, resim de işin içine giriyor; kitapla belli bir bağlantı içinde.

1996 baharında Martin Auer, Christina Zurbrügg, Franz Hütterer ve Richard Weihs tarafından başlatılan “Wilde Wort”a bugüne kadar konuk olan sanatçıları saymakla bitiremeyiz. İlk bir yıl, Währing’deki Café Bajazzo’da yapıldı. Sonra, Tuna Kanalı’nın karşı kıyısına geçildi; yeni mekân, üç yıllığına Leopoldstadt’daki Café Tachles olacaktı. Ekim 2000’de, Neubau’daki Kulturzentrum Siebenstern’e taşındı çalışma. 2001’de Michaela Opferkuh’un da aralarına katılmasıyla, esasen Franz Hütterer ve Richard Weihs tarafından sürdürüldü. Hütterer, Şubat 2012’de henüz 58 yaşındayken hayata veda etti. Şimdilerde, Richard Weihs tek başına ve Amerlinghaus’da devam ettiriyor bu ilginç etkinliği.

İstanbul’da da yaşamış bir ressam, şair, öğretmen ve yayıncı

“Wilde Wort”un 13 Kasım günü yapılan sonuncusunda Weihs’ın konuğu, Gerald Kurdoğlu Nitsche’ydi. Bu ikili, liseli yıllardan beri tanışan iki “eski tüfek”. Benim bu etkinliğe üçüncü katılışımdı. Konuk edilen kişi, ilk kez benim için de tanıdıktı. Nitsche hem bir sanatçı, hem azınlık ve göçmen edebiyatı üzerine odaklanan bir yayıncı ve hem de bir galeri sahibi. Bu etkinlikte tanıştığım diğer “eski tüfek” sanatçılar arasında ressam Leander Kaiser, tiyatro ve sinema dünyasından Felix Mitterer, özellikle Tirol ağzı üzerinde çalışmalar yapan ve bu ağızla şiirler, metinler yazan ve aynı zamanda bir müzisyen olan Raimund Jäger vardı. Aslında, bir “eski tüfek” daha vardı orada, ama şu sıralar Amerlinghaus’da sergilenen resimleriyle: 2013 yılında hayata veda eden Ceija Stojka idi! Faşizm yıllarının Auschwitz-Birkenau, KZ Ravensbrück gibi toplama ve çalışma kamplarında büyümüş yazar ve ressam.

Gerald Kurdoğlu Nitsche, o akşam daha çok yeni yayımladığı “Steine am Weg“ (Taşlar Yolda) adlı antoloji ve “Fahrenden Europas“ (Avrupa Gezginleri) adlı koleksiyon kitaptan okumalar yaptı. “Steine am Weg“de, Ceija Stojka’nın kimi tablolarına da yer verilmişti. Salonda sergilenen tablolarla, kitapta yer alan tablolarını gösterip, bir kitabını da yayımladığı Stojka’yı anlattı. Yanı sıra, Raimund Jäger ile ortak eserleri olan “pauline Texte”den ve 2004’te yayımlanan ve 38 “Türkiye kökenli göçmen şair”in şiirlerine yer verilen “heim.at” adlı antolojiden şiirler, metinler okudu. Tirol ağzıyla yazılmış bir şiirini Raimund Jäger’nın kendisine okuttu. Bana ise, “heim.at” adlı antolojide yer alan “Doğa kadın açtı bu bahar” adlı şiirimi Türkçe okutup, kendisi de Almancasını seslendirdi.

Nitsche’nin Viyana’daki durağı: Café Raimund

Gerald Kurdoğlu Nitsche’yle ertesi gün, 1900 yılından beri hizmette olan Café Raimund’da bir kere daha görüştük. Viyana’ya ne zaman gelse, öğrencileri ve arkadaşlarıyla bu kafede görüştüğünü anlattı. Viyana’nın havasını, özelliğini kaybetmemiş geleneksel kafelerinden biriydi bu kafe. Boş değil ama sakin, çok sayıda günlük gazetenin, haftalık veya aylık derginin okunabileceği bir yer. Tam karşısında Volkstheater’nın (Halk Tiyatrosu’nun) o tarihi ve görkemli binası duruyordu. Ömrünün çok uzun bir bölümünü Tirol eyaletinde geçirmiş ve halen de orada yaşıyorduysa da 1941 yılında Viyana’da dünyaya gelmişti Nitsche. Babası, İkinci Dünya Savaşı sırasında askere alınmış, Balkan Cephesi’nde esir düşmüş ve ancak 1946’da geri dönebilmişti. Babanın dönüşünden çok değil sadece bir yıl sonra, 1947’de annesini kaybedecekti Nitsche. İlkokul çağına henüz gelmiş Nitsche, yine bir yıl sonra, 1948’de bu kez babasını da yitirir. Savaşın yıkımından sonra, aile tam toplanır ve toparlanır gibiyken, kendisinden küçük kızkardeşiyle birlikte yetim kalır Nitsche. İlkokula başladığında, hayatının Kärnten ve Tirol eyaletleri arasında gel-gitlerle geçmesi, doğrudan bu trajik gelişmelerin eseri. Kızkardeşin hayatına, adapte edilmiş çocukluk; Nitsche’ninkine ise uzun yıllar “yatılı okumak” damgasını vurur. Kızkardeşi, bir abisi olduğunu 10 yaşına geldikten sonra öğrenecektir.

Gerald Kurdoğlu Nitsche, ortaokul döneminde tamamen Tirol’e yerleşir; St. Johann, Landeck ve Schwaz’da liseyi de bitirdikten sonra, Innsbruck Üniversitesi’ne devam eder. Yetinmez, doğduğu Viyana’ya geri döner, burada Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne (Akademie der bildenden Künste Wien) girer. Bu arada bir yıllık bir burs hakkı doğar ve güzel sanatlar eğitiminin iki dönemini Hollanda’nın Den Haag kentinde geçirir. Tekrar Viyana’ya döner, 1967’de resim ve Almanca öğretmenliği diploması alır. Sanatsal üretim alanında ressamlık, yanı sıra ve mesleki olarak resim, seramik ve Almanca öğretmenliği yapacaktır. Tirol eyaletinin Landeck ve Imst belediyelerinde öğretmen olarak çalışmaya başlar.

Azınlık ve göçmen edebiyatı üzerine odaklanan bir yayıncı

Gerald Kurdoğlu Nitsche, 1978’den itibaren Türkiye’ye yerleşir ve İstanbul’daki Avusturya Lisesi’nde (St. Georgs-Kolleg) sürdürür öğretmenlik mesleğini. İki yıl sürer İstanbul macerası. 1980’de Avusturya’ya döner. 80’lerin sonlarına doğru başlar kitap çalışmaları. Onun imzasını ilk olarak, 1988’de Haymon Verlag tarafından yayımlaan bir kitapta görürüz; Raoul Schrott ile birlikte hazırlanan ve 1921-22 yılları arasında Dada akımının Tirol’deki etkilerini anlatan dökümanter bir çalışmadır bu. Sonra, bize onunla ilgili “azınlık ve göçmen edebiyatı üzerine odaklanan bir yayıncı” cümlesini kurdurtacak olan çalışmalarının ilk ürünü gelir; Augustin Blazovic ile birlikte hazırladığı, 1990’da Haymon Yayınevi tarafından basılan “Avusturya Şiiri - ve Almanca Sözcük Yok: Azınlıkların Çağdaş Şiiri” (Österreichische Lyrik – und kein Wort Deutsch: Zeitgenössische Dichtung Der Minoritäten) adlı antoloji! İbranice, Slovence, Rumence, Hırvatça, Roman dillerinden şiirler yer alır bu eserde. Daha sonra, 2004-2016 yılları arasında Avusturya Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Heinz Fischer, henüz Avusturya Ulusal Parlamento Başkanı’dır. Fischer, hem adı geçen antolojiye önsöz yazmıştır, hem de parlamentoda bir kitap tanıtım etkinliği yapılmasına önayak olmuştur. “Güzel ve ilgi gören bir etkinlik oldu”, diyor Nitsche.

Tek kelimesi Almanca olmayan bir “Avusturya şiiri”ni ülke parlamentosunda tanıtmak, o şiirleri kaleme alan azınlık ve göçmen şairleri de, yayıncısını da memnun etmişti, ama bundan bir hayli rahatsızlık duyanlar ve tepki gösterenler de çıkacaktı. Nitsche, bu süreçte sert eleştiri ve tehdit mektupları alır. Posta kutusuna bırakılan bir mektupta, “Siz isminizi değiştirmek zorundasınız”, denilmektedir örneğin. Bunu, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın yeni dönemdeki tezahürü olarak değerlendirir; buna karşı kendi yanıtını ya da tepkisini ise çok ilginç bir yöntemle verir.

Irkçılığı protesto etmek için bir de Türkçe isim alarak “yola devam” dedi

1941-90 yılları arasında “Gerald Nitsche” olan bu “eski tüfek”, 52 yaşından sonra, yabancı düşmanlığını ve ırkçılığı protesto etmek için bir de Türkçe isim almaya karar verir: Yeni adı, “Gerald Kurdoglu Nitsche” olur. “Kurdoğlu”, Gerald Nitsche’nin ikinci (orta) adıdır artık. Raoul Schrott’la ikinci ortak çalışmalarını hazırlarlar. 1992’de “Dada 15/25“ adıyla Haymon Yayınevi tarafından basılır. Bu kitap, “Bay N. Tristan Tzara’nın Göksel Maceraları” (Die Himmlischen Abenteuer Des Hr. N. Tristan Tzara) alt başlığını da taşır. Nitsche, 1993’te ikinci kez İstanbul’a yerleşir. Yine, Avusturya Lisesi’nde öğretmenlik yapar. Bu süreç içinde, 1995 yılında, ortaokul ve lise öğrencileri için ilk kültürlerarası Almanca okuma kitabı sayılan “Köprüler”i (Brücken) hazırlar ve Avusturya Federal Yayınevi'ne (Österreichische Bundesverlag) yayınlatır. Aynı yıl İstanbul’da bir de yayınevi kurar ve adını da “Emirgan Yayınları Editions (EYE)” koyar.

Nitsche’nin ikinci İstanbul hayatı daha uzun sürer, 1999’da döner Avusturya’ya. 2004’te, 38 “Türkiye kökenli göçmen”in şiirlerine yer verilen “heim.at” adlı şiir antolojisini hazırlayıp yayınlar. Benim de üç adet şiirim yer aldı bu Türkçe-Almanca antolojide. Ardından 2008’de -bu kez Bruno Gitterle’yle birlikte- 1990’da yayımlanan ilk antolojinin benzeri, “Yeni Avusturya Şiiri- ve Almanca Sözcük Yok” (Neue Österreichische Lyrik – und kein Wort Deutsch) adıyla çıkar. Bu kez, tek kelimesi Almanca olmayan şiirler Türkiye kökenlilere aitti; Türkçe, Kürtçe ve Zazaca yer aldılar antolojide. Anadilim olan Zazaca-Kırmancki’de yazdığım ilk şiirlerim, ilk kez bu antolojide yer aldı.

2012’de Hannes Weinberger’le birlikte hazırladıkları, “Mundart aus dem Tiroler Oberland“ (Tiroler Oberland Ağzı) adlı kitap, Nitsche’nin kurduğu EYE Verlag tarafından basılır. Bu yayınevinden çıkan ve Nitsche’nin yayına hazırladığı en güncel çalışma, “Steine am Weg“ (Taşlar Yolda) adlı antoloji oldu. Bugüne kadar Avusturya, İtalya, Almanya, Fransa, Japonya, Bosna, Türkiye, İsviçre’de olmak üzere, 250’den fazla resim sergisi açıldı. Bugün 76 yaşında, meslekten emekli ama o hâlâ heyecanla kendisine ait yayınevinden çıkacak yeni antolojiler, koleksiyonlar, roman ve şiir dosyaları üzerinde çalışmakta. (17 Kasım 2017)

......................................................
huseyin.simsek@gmx.at


<-geriye: