TÜRKÇE DEUTSCH
PROJEKTEHALLAC MEDIENVON UNSPRESSEANKÜNDIGUNGENIMPRESSUMKONTAKT

Erol Deneç'in, kendini de resmettiği bir çalışması.

'Fantastik realist tarzın ilk Türk temsilcisi' Viyana’dan!

Erol Deneç, “fantastik realist tarzın ilk Türk temsilcisi” sayılır. İstanbul’daki İş Sanat Kibele Galerisi’nde, 55 yıllık sanat yaşamından seçilenleri buluşturan bir retrospektif sergisi var şu sıralar. Sergi, 18 Şubat’a kadar açık. Avusturya’da yaşayan Türkiye kökenli 300 bin kişinin yüzde 98’i bilmez, ama Deneç sanat basamaklarının çok önemli bir kısmına Viyana’da tırmandı.

Hallac - Erol Deneç bir ressam ve müzisyen. Bugün 71 yaşında. “Fantastik realist (düş gerçekliği) tarzın ilk Türk temsilcisi” sayılır ve anılır. Avusturya’da yaşayan Türkiye kökenli 300 bin kişinin yüzde 98’i bilmez, ama Deneç şu an bulunduğu yere çıkan basamakların çok önemli bir kısmına Viyana’da tırmanmıştı. Bu ülkedeki Türkiye kökenlilerin en iyimser tahminle yüzde 5’i, Viyana'daki Albertina, Belveder gibi müzelerinde; yanı sıra Viyana Şehir Koleksiyonu’nda eserleri olduğundan haberdardır. İstanbul’daki bir sergi dolayısıyla, Türkiye’deki medya organlarında yeni haber ve söyleşileri yer alan Erol Deneç’i, bu vesileyle okurlarımıza tanıdık kılalım istedik. Önce, kısaca hayat hikayesini aktarıp, sonra da Cumhuriyet gazetesinin 8 Ocak 2017 Pazar günkü nüshasında yer verilen Ezgi Atabilen imzalı görüşmeyi vereceğiz.

1941 yılında İstanbul-Kadırga’da dünyaya gelen Deneç, Kadırga İlkokulu ve Gedikpaşa Ortaokulu'nda öğrenim gördükten sonra, Matbaacılık Meslek Okulu'na devam etti. Bu dönemde müzik ile ilgilenmeye başladı; keman, ud çalmayı öğrendi. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra ise, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'na kaydoldu. O zamanlar, yani 1962'den itibaren Tatbiki Güzel Sanatlar'da “misafir sanatçı” olan Anton Lehmden’le birlikte çalışmaya başladı. Lehmden, Slovak asıllı bir Avusturyalı’dı. Viyana Fantastik Gerçekçilik Okulu/Ekolü’nün önemli simalarındandı. Viyana Uygulamalı Sanatlar Akademisi’nde, Albert Paris Gütersloh’un öğrencisiydi. 1971-97 arasında, aynı kurumda profesör olarak dersler verecektir. İstanbul’daki St. George Koleji Kilisesi’nin, Viyana’daki Volkstheater Metro İstasyonu’nun tasarımları  Lehmden’e ait.

Yani, Erol Deneç’in resim yolculuğunun bir şekilde Viyana’yla bir bağ içinde başlaması, İstanbul’daki akademik eğitim dönemine kadar uzanır. Lehmden’le çalışmaya başladıktan iki yıl sonra, başka bir Avusturyalı akademisyen ve sanatçı devreye girer; Ernst Fuchs, 1964 yılında Deneç’i Viyana'ya davet eder. Ki Kasım 2015’te vefat eden Fuchs, Viyana Fantastik Resim Okulu'nun kurucularındandı. Böylece Deneç, Viyana'ya yerleşir ve ilk sergilerini de burada açar. Çalışmaları, 1965-1969 yıllarında Viyana Güzel Sanatlar Akademisi tarafından “Meister Ödülü”ne değer bulunur. 1971’de, hakkında bir belgesel film çekilir. Film başta Viyana 20. Yüzyıl Modern Sanat Müzesi olmak üzere, birçok önemli merkezde gösterilir.

Deneç, 1973’de Viyana’da evlenir. Bugün 5 çocuk babasıdır kendisi. 1989 yılına kadar, ailesiyle birlikte, Alp Dağları'nın eteklerinde sürdürdü yaşamını. O yıllarını, Cumhuriyet gazetesinden Ezgi Atabilen’in kendisiyle yaptığı ve 8 Ocak 2017 günü yayımlanan görüşmede şöyle anlatır Deneç: “Ben şehir insanıydım ama eşim tabiatı seviyordu. Alp Dağları’nın eteklerinde, şahane manzaralı bir evde yaşadık. Eşim, beş çocuğumuz ve ben. Yedi ev vardı yaşadığımız köyde. Bir tarafa bakıyorduk, orman; dağın tepesinde bir şato, göle aksediyor. Bir tarafta Macaristan manzarası. Orada koyunlarım, kuzularım, arılarım, tavuklarım, ağaçlarım vardı. Gündüzleri bahçede çalışıyor, odun yarıyordum. Kışın resim yapıyor, yazı bahçede geçiriyordum. Avrupa’nın değişik yerlerinde, daha ziyade Viyana ve Almanya’da sergiler açıyordum. Nasıl dayanıyordun köy hayatına derseniz, eşimi çok seviyordum.”

1989’da Türkiye'ye döndü. 1991-95 yılları arasında, resim öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Kültür Merkezi'ndeki öğrencileri ile İFAR (İstanbul Fantastik Realite) grubunu kurdu. Deneç’in, 1963’ten bu yana açtığı sergilerin adedi 150'yi geçmiş bulunuyor. Viyana'daki Albertina ve Belveder müzelerinde, yanı sıra Viyana Şehir Koleksiyonu’nda eserlerini görmek mükün. Ki onun eserlerine sadece Avusturya ve Türkiye’de değil; Almanya, Fransa, İtalya’daki bazı özel koleksiyonlarda da rastlamak mümkün.

Deneç’le ilgili ikinci bir belgeselfilm, Wolfgang Lezowsky tarafından 1982'de çekilmiş ve Avrupa'nın önemli televizyonlarında gösterilmişti. Gümüzde, fantastik gerçekçiliğin dünyadaki önemli temsilcilerinden biri olarak kabul görür Erol Deneç. Son, şu anda hâlâ güncel ve ziyaret edilebilecek olan sergisini, İstanbul’daki İş Sanat Kibele Galerisi’nde açmış bulunuyor. Sanatçının, 55 yıllık sanat yaşamından seçilenleri buluşturan bu retrospektif sergisi, 18 Şubat’a kadar sürecek. (info@hallac.org)


<-geriye: