TÜRKÇE DEUTSCH
KÜNYEİLETİŞİM

Seher


SONGÜL YARAR

Kederin ve mizahın dibini bulacağınız hayatın ta kendisi öykülerde, bazen ağlayacak bazen de güleceksiniz. Selahattin Demirtaş'ın hapishaneden yazdığı ve "katledilen ve şiddet mağduru bütün kadınlara" atfettiği öykü kitabı "Seher"i ilk fırsatta merakla okudum. Okuyan arkadaşlarımla kitap üzerine konuşma fırsatı buldum. Nihayetinde Viyana'da kayda değer bir okur kitlesi var. Seher kitabı elbette bu okur kitlesinin gözünden kaçmayacaktır.

Özellikle kitabın başında yer alan Seher öyküsü yüreğinize bir boğa oturtacak, nefesinizi boğazınızda düğümleyecek ve belki de sizi hıçkırığa boğacaktır. Seher öyküsünü okuyan bir arkadaşım metroda gözyaşlarına boğulduğunu, kitap boyunca aklının Seher'de kaldığını anlattı. Ben ise uykudan önce okuduğum için Seher ile uykusuz kaldım.

"Zalımsın" Demirtaş!

Bunun üzerine yaptığımız sohbetlerimizde, "Seher" öyküsünün kitabın sonuna kaydırılmasının okuyucunun hayrına olacağı kanaatine vardık:) Ya da okuyuculara tavsiyemiz, Seher'i en son okumaları.

Kapak resmi yarım kalmış bir hayatın yarım yüzünü gösteriyor sanki, gözlerdeki hüzün gözyaşına dönüşemeden donakalmış. Her öykünün başında öyküyü özetleyen bir çizim yer alıyor. Bu yeni öyküye geçişi kolaylaştırıyor bana göre. Çok değişik karakterler tanıyacaksınız, bazılarında kendinizden bir parça bulacaksınız. "İçimizdeki Erkek" öyküsüyle içinizdeki erkekle yüzleşeceksiniz. Belki her "nereden tanışıyoruz?" dendiğinde ise size "Asuman"ı hatırlatacak ve gülümsetecektir. Kimbilir belki bundan sonra doğacak bazı kız çocuklarının adı Seher konulacaktır.

Sade diliyle kolay okunabilen bu kitap ile bazen çocukluğunuza bazen de geleceğinize uzanacaksınız. Ama her halükarda Zülfü Livaneli'nin deyimiyle vicdanın dilinden öyküler okuyacaksınız.

................................................
info@hallac.org


<-geriye: